Soğan

Bilimsel Sınıflandırma
Üst âlem: Eukarya
Âlem: Plantae
Bölüm: Magnoliophyta
Sınıf: Liliopsida
Takım: Asparagales
Familya: Alliaceae
Cins: Allium
Tür: Allium cepa Linnaeus

Soğanın 100 gramında bulunan maddeler
Kalori değeri Kuru soğan-36 kalori, taze soğan- 23 kalori Protein (gr.) 1.3 gr.
Yağ (gr.) 0.3 gr.
Karbonhidrat 8.1 gr.
Su 89 gr.
Posa 2 gr.
Potasyum 157 mg.
Kalsiyum : 27 mg.
Vitamin C 10 mg.
Folik asit 54 mg.
Vitamin 0.3 mg.
Soğanın 100 gramında bulunan maddeler
Kalori değeri
Kuru soğan-36 kalori, taze soğan- 23 kalori
Protein (gr.)1.3 gr.
Yağ (gr.) 0.3 gr.
Karbonhidrat 8.1 gr.
Su 89 gr.
Posa 2 gr.
Potasyum 157 mg.
Kalsiyum 27 mg.
Vitamin C 10 mg.
Folik asit 54 mg.
Vitamin 0.3 mg.
100 gr. çiğ kuru soğanın içerdiği besin değerleri
kalori 38
protein 1,5 gr
karbonhidrat 9 gr.
kolesterol 0
yağ 0,1 gr
lif 0,6 gr
fosfor 56 mgr.
kalsiyum 27 mgr.
demir 0,5 mgr.
sodyum 10 mgr.
potasyum 157 mgr.
magnezyum 12 mgr.
A vitamini 40 IU
B1 vitamini 0,03 mgr.
B2 vitamini 0,04 mgr.
B3 vitamini 0,2 mgr.
B6 vitamini 0,l mgr.
folik asit 10 mcgr.
C vitamini 10 mgr.
E vitamini. 0,3 mgr.

Soğan, Alliaceae familyasındaki Allium cinsine dahil tüm bitkilerin genel adıdır. Özellikle Allium cepa türünü anlatmak için kullanılır ve bu anlamda bahçe soğanı olarak da adlandırılabilir. Yumrusu ve yeşil yaprakları yemeklere tat vermek için kullanılır. Alliaceae familyası bazı botanistler tarafından Liliaceae (Zambakgiller) familyasının bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

Besin Değerleri

Yeşil soğanın bazı besin değerleri kuru soğandan daha yüksek, bazıları da daha düşüktür.
-Özellikle kuersetin, sülfür bileşikleri, antosiyaninler (özellikle kırmızı soğanda) ve çeşitli flavonoidler gibi güçlü antioksidanlar içerir.

Kırmızı soğan: En yüksek antioksidan (antosiyanin + kuersetin) içeriğine sahiptir, kanser ve kalp koruması açısından daha güçlüdür.
Beyaz / sarı soğan: Sülfür bileşikleri daha baskındır, antimikrobiyal etkisi öne çıkar.

-Soğan; içerdiği vitaminler yanında mineral maddeler ve diğer besleyici maddelerle zenginliği, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği soğanın tüketimini her geçen gün arttırmaktadır.

-Soğanda bol miktarda A, B ve özellikle C vitamini, bol fosfor, iyot, silis, kükürt gibi vücuda çok faydalı maddeler bulunmaktadır.

Çiğ tüketildiğinde bazı bileşenler (özellikle sülfür bileşikleri) daha aktiftir, ancak pişirildiğinde de birçok fayda da korunur.

Doğal Antibiyotik
Soğan, C vitamini, manganez ve kuersetin gibi antioksidanlar açısından zengindir. Serbest radikalleri nötralize ederek hücre hasarını azaltır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Özellikle kış aylarında soğuk algınlığı ve grip gibi enfeksiyonlara karşı koruyucu etki gösterir.
İltihaplanmayı azaltır, bakteriyel ve viral enfeksiyonlara karşı savaşır.

Antibiyotik vazifesi gören esanslar ve hazım arttırıcı fermentler bulunur. Sindirimi destekler, prebiyotik etkisiyle bağırsak sağlığını iyileştirir.
Sindirim sistemindeki bazı enfeksiyonlara karşı da faydalıdr.

Kalp ve Damar Sağlığı
Kuersetin ve sülfür bileşikleri sayesinde kan basıncını düşürmeye, kötü kolesterolü (LDL) azaltmaya ve damar sertliğini önlemeye yardımcı olur. Bazı çalışmalarda düzenli soğan tüketiminin kalp hastalığı riskini azalttığı, kanın pıhtılaşmasını dengelediği görülmüştür.
-Soğan, vücuttaki fazla tuzu da dışarı atmaktadır.

Kan Şekeri Düzenler
Soğanın, pankreası çalıştırarak insülin ifrazatını arttırdığı ve kanda şeker seviyesini düşürdüğü anlaşıldı. Soğan, insülin duyarlılığını artırır ve kan şekeri seviyesini dengeler. Hayvan ve bazı insan çalışmalarında antidiyabetik etkileri gözlenmiştir.

Kansere Karşı Soğan
Özellikle kolon, mide, yumurtalık ve prostat kanseri riskini düşürmeye yönelik olumlu bulgular bulunmaktadır. Organosülfür bileşikleri ve kuersetin kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyebiliyor ve hücre ölümü teşvik edebiliyor.

Fazla soğan yenen ülkelerde kanserin nadir görüldüğünü ve o ülke halkının uzun yaşadığını ifade eden uzmanlar, soğanın, karaciğeri ve bağırsakları dezenfekte edip zehirlerini temizlediğini ve gıdaların orada vücudu zehirlemesini önlediğini, bağırsak kurtlarını döktüğünü belirtti.

Kemik Sağlığı
Özellikle menopoz sonrası kadınlarda kemik yoğunluğunu korumaya ve osteoporoz riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Bazı çalışmalarda günlük soğan tüketiminin kemik kaybını azalttığı gösterilmiştir.

Uzmanlar, soğanın prostat bozukluğu, pankreas tembelliği (şekerliler), sinir zafiyeti, romatizma, cilt hastalıkları, cinsel iktidarsızlık, mide zayıflığı gibi hastalıklara iyi geldiğini, bol idrar söktürdüğünü ve vücutta birikmiş su ve üreyi dışarı attığını bildiriyorlar.

Ağızdaki soğan kokusunun giderilmesi için yemekten sonra ekmek kabuğu veya maydanoz çiğnenmesi yeterlidir.

Cilt ve saç sağlığına olumlu etki edebilir. Özellikle soğan suyundan faydalanılır.

Not:
-Soğan patateslerden ayrı, kuru, soğuk bir yerde saklanması gerekir. Çünkü soğanın patateslerden salınan nemle yumuşar.
-Soğan soyarken gözlerin yaşarmaması için, soğan içi su dolu bir kapta bekletilir.

Soğanın İklim İsteği: Seçicidir. Gün uzunluğu ve sıcaklık, soğan yetiştirmeyi sınırlayan iki önemli unsurdur. Bitkinin erken gelişme devresinde serin havaya ihtiyaç vardır. Fakat baş bağlama ve başın büyümesi için sıcaklığın fazla olması gerekir. Erken gelişme devresinde ortalama sıcaklık 13 ºC olmalıdır. Baş bağlamaya başladığı zaman sıcaklığı 21ºC ve başın olgunlaşması için de 24-27 ºC olması gerekir. Erken çeşitlerde gün uzunluğu 10-12 saat olunca baş b ağlama başlar. Çeşitlerin 13-15 saat gün uzunluğuna ihtiyaçları vardır. Erkenci çeşitler soğuk bölgelerde iyi ürün vermez.

Toprak İsteği: Soğan, besin değerli yeterli, hafif bünyeli topraklarda başlayarak tınlı ve nihayet pek ağır olmamak şartı ile hafif killi topraklarda da yetiştirilebilir. Soğan tarımına en uygun topraklar; gevşek yapıda, yeterli miktarda su tutabilen, kök sisteminin yayıldığı sahalar serin, humuslu ve kolayca işlenebilen verimli topraklardır. Soğan, toprak PH’sına karşı çok hassastır.
En uygun toprak PH’ı 6.0- 6.5 arasında olmalıdır.


Kaynaklar
derleme